<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>EĞİTİM SİTESİ</title>
	<atom:link href="http://www.keremellek.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.keremellek.com.tr</link>
	<description>Kişisel gelişim ve hızlı okuma uzmanı Kerem ELLEK resmi sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Aug 2011 10:10:41 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yeni Bir eğitim yılına Başlarken!</title>
		<link>http://www.keremellek.com.tr/yeni-bir-egitim-yilina-baslarken/</link>
		<comments>http://www.keremellek.com.tr/yeni-bir-egitim-yilina-baslarken/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2011 10:04:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[ders çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[yeni ders yılı]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden başlamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keremellek.com.tr/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Ders çalışmaya nasıl ve ne zaman başlanmalı?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Bir Eğitim Yılına Başlarken!<br />
 </p>
<p>   Hayat düz bir çizgi gibi akarken dairesel döngülerle ilerler. Sanki yeniden başlıyormuş gibi olur. Buda bizim için yeniden başlamak için bir şevk verir.<br />
 </p>
<p>   Yıllar aylarla, aylar haftalarla, haftalar günlerle, günlerde saatlerle döngüsel bir daire içerisinde ilerliyormuş gibi gelir. Oysa her geçen zaman bir daha geri gelmeyecek şekilde gider. Geçen sene gitti ve geri gelmeyecek. Bir önce ki sene ne yaptıysak bu sene ona göre bir hayat yaşayacağız. Bu çizgisellik hep vardı ve bundan sonra da var olacak.<br />
 </p>
<p>   Çünkü gün geçtikçe yaşımız ilerliyor, çocuksanız gençliğe, gençseniz olgunluğa ve olgunsanız daha da olgun olmaya doğru yaşımız ilerlemekte. İlerleyen bu hayatımızda her zaman yanlışlarımızı düzeltme imkânı var. Geçen seneyi düzeltmek için koca bir seneyi yeniden yaşayamayız, ancak bu sene yeniden başlayarak hatalarımızı düzeltme yoluna gidebiliriz.<br />
 </p>
<p>   Bu sene baştan işi sıkı tutmakla dersleriniz daha iyi olabilir. İlk günler dersleri öğretmenler geçen senenin tekrarı gibi işler, dolayısıyla bunları da zaten sizler biliyorsunuzdur. Onun için “çalışmaya gerek yoktur.” Diye düşünebilirsiniz. Oysa birkaç hafta sonra çalışmak istediğinizde işin geçtiğini fark eder ve çalışarak halledemeyeceğini düşünür ve ders çalışmamaya başlar.<br />
 </p>
<p>   Ders çalışmayan öğrenci kendini göstermek ister ve bunun yolu dersle olmayacaksa nasıl olacaktır. Tabiî ki ders dışı faaliyetlerle! O zaman dersler kötü olan öğrencinin veliside, öğretmen’de üzülür. Bu durumu düzeltecek olan sadece ve sadece öğrencinin kendisidir.<br />
 </p>
<p>   Bütün bu olumsuzluklardan kurtulmanın tek çözüm yolu okulun başladığı ilk günden itibaren ders ne kadar kolay olsa da tekrar etmekten ve konuyla ilgili soruları çözmekten çekinmeyin. Bir iş nasıl başlarsa öyle devam eder. (Bu her zaman doğru değildir.)</p>
<p>   Her gün mutlaka ders tekrarı yapılmalı. Sorular çözülmeli ve bir sonraki dersin hazırlığı yapılmalı. Bir seneyi bu şekilde devam edilirse sene sonunda başarılı olmamak işten bile değil. İstemez misiniz okulun sonuna doğru okulda parmakla gösterilen bir insan olmayı. “Senenin birincisi” diye anılmak sizi mutlu etmez mi?<br />
 </p>
<p>   Çizgisel olarak devam eden hayatta bazı şeylerin başlaması döngüsel olarak başlayan yeni bir senenin başında yeni ve kendinizi güçlendirici bir kararla başlamanız dileğiyle…<br />
 </p>
<p>   Yeni eğitim ve öğretim yılınızı tebrik ederim…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keremellek.com.tr/yeni-bir-egitim-yilina-baslarken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Bayramınızı Tebrik Eder Tüm İnsanlığa Esenlikler Getirmesini Dilerim</title>
		<link>http://www.keremellek.com.tr/ramaza-bayrami-tebrigi/</link>
		<comments>http://www.keremellek.com.tr/ramaza-bayrami-tebrigi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2011 09:01:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keremellek.com.tr/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keremellek.com.tr/ramaza-bayrami-tebrigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDA ÇOCUK GELİŞİMİ EĞİTİMİ-1</title>
		<link>http://www.keremellek.com.tr/gunumuz-toplumunda-cocuk-gelisimi-egitimi/</link>
		<comments>http://www.keremellek.com.tr/gunumuz-toplumunda-cocuk-gelisimi-egitimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 19:15:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitimler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keremellek.com.tr/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[Geniş aile ve çekirdek ailede bireylerin sorumluluk ve davranışları tutarlı olmalıdır. Aile olmanın bir özelliğide Anne ve babanın kendi aralarında ki iletişimlerinde ve çocukları ile iletişiminde duyarlı davranmalıdır. Sosyal yaşam deneyimlerini bireyler ilk ailelerinden yaşar ve kültürel değerlerin ilk öğrenildiği yer ailedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox" href="http://www.keremellek.com.tr/wp-content/uploads/Aile1.gif"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-101" title="Aile" src="http://www.keremellek.com.tr/wp-content/uploads/Aile1-150x150.gif" alt="" width="150" height="150" /></a><strong>1.</strong> <strong>Aile Yapısı:<br />
</strong>Toplumun en küçük yapı birimi olan aile anne, baba ve çocuk veya çocuklardan oluşur.<br />
Toplum ve sosyal yapı gelişimlere bağlı olarak geniş aile tipi kentlerde genellikle çekirdek aile tipine dönüşmüştür. Kırsal kesimlerde ki yeni evlenen bireyler ise kendilerine ait bir eve çıkma yolunu yani çekirdek aile olmayı aramaktadır. Bu durumu evim geçimini sağlayabilecek kadar para kazanabilen kişiler başarabilmektedirler. Ancak muhafazakâr aile tiplerinde kazanımlara bakılmadan geniş aile tipini sürdürmektedirler.<br />
Geniş ailelerde erkek egemen bir yapı olmakla beraber, kazanımlar hep birlikte sağlanmaktadır.<br />
Geniş aile toplumlarında yetki her ne kadar erkekte olsa da, sorumluluk kadındadır. Bundan dolayı evde erkek otoritesini sarsmadan kadın söz sahibidir. Aile düzeni ise tecrübelere dayalı sürdürülür. Çekirdek ailelerde ise sorumluluk aile bireyleri arasında paylaşılmış gibi olsa da yinede yetki genel itibariyle erkektedir.<br />
Her iki aile tipinde de kişilerin birbirlerine karşı sorumlulukları vardır.<br />
Çekirdek aile yapısında çocuklar üzerinde anne ve baba tek söz sahibi iken, geniş aile yapısında çocukların geleceği ile tek söz sahibi anne ve baba olmayabilir.<br />
Tüm dünyada çocuk üzerinde en etkili yapı kendi ailesidir. Çocuklar kendilerine anne ve babalarını örnek alırken, duruma göre de büyük kardeş küçükleri tarafından örnek olarak alındığı olmaktadır.<br />
Aile içinde bulunduğu değer yargıların tümünü yansıtmakla beraber kendi içine özel bir yapıya sahiptir.<br />
Çocuk sosyal yaşamı önce ailede öğrenir. Bu küçük yapı çocuğun nasıl bir sosyal kişilik geliştireceği hakkında yol gösterici olur. Kavgacı mı?-barışçıl mı?, hoşgörülü mü?-tahammülsüz mü?, … olacağı hakkında ilk deneyimlerini ailesine kazanır. Toplum kurallarını da ilk ailesinden öğrenir. Ailedeki kurallar genel itibariyle toplumun genel yapısında ki kabul edilebilir davranışları içerir.<br />
Çocuk kişilik kazanımlarını ailede bilinçaltına yerleştirilen öğrenimleri zamanla hayata geçirir. Çocuğun ileri yaşamlarında ortaya çıkan davranışları çocukluk yıllarında öğrenilen bir takım bilgilerdir. Örneğin abim babamla ilkokul yıllarında ders çalışmaktan büyük zevk alırken aynı davranışı benim üzerimde deneyen babamla bir türlü anlaşamazdık. Şimdi düşünüyorum da beni abim çalıştırsa hiçbir problem yaşamayacaktık. Abim babamdan öğrendiği öğrenme şeklini hala sürdürebilmekteyken ben yeteri kadar sabredemeyebiliyorum.  Benim babamla ders çalışmama isteğim daha önceki yıllarda yaşadığım olumsuz bir sözüne dayanmaktadır.<br />
Çocuk gelişimde tek sorumlu anne ve baba değildir. Ailedeki diğer çocukların (kişilik özelliklerine göre) ve toplumun sorumluluğu kadar ülke yöneticilerinin de sorumlulukları vardır.<br />
Aile bireyleri arasında dengeli etkili bir sorumluluk paylaşımında iyi yaşam koşullarına ulaşmasında etkilidir.<br />
Ailenin oluşmasında etkili olan duygu sevgidir. Bir kadın ile bir erkek birbirlerini sevdikleri için evlenirler. Nesillerinin devam etmesi,  çocuk sevgisini tatmak ve enlerine neşe katması için çocuk sahibi olurlar. Bu çocuk daha sonraları birbirleri arasında sıkı bir bağ oluşmasında önemli ve etkili bir rol oynar.<br />
Sevgi ortamında büyüyen bir çocuk ruh sağlığı yerinde olur. Çevresini seven, kendisi ile barışık ve özgüveni yüksek olan kişiler genellikle sevgi ve hoşgörü ortamında yetişen kişilerdir.<br />
Aile birliğini dağılması toplumlar sorunları arttırdığı gibi, aile birliğinin sağlam olması toplumun kuvvetli bir çimentosu olup birleştiricidir. Ailede iletişimin imalı olmaması, kim her ne söyleyecekse açıkça söyleyebildiği ortamlar oluşturulması bu birlikteliği daha da kuvvetlendirecek, kişilerin birbirine olan itimatlarını ve güvenlerini daha bir pekiştirecektir…</p>
<p>Devam edecektir&#8230;<br />
Yararlanılan eser: MEB, MEGEP, Çocuk gelişimi ve eğitim, Aile ve çocuk, Ankara 2006</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keremellek.com.tr/gunumuz-toplumunda-cocuk-gelisimi-egitimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günlük Ne kadar Okumalıyız?</title>
		<link>http://www.keremellek.com.tr/gunluk-ne-kadar-okumaliyiz/</link>
		<comments>http://www.keremellek.com.tr/gunluk-ne-kadar-okumaliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 01:42:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitimler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[çok okuma]]></category>
		<category><![CDATA[günlük okuma ne kadar olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaçtan okuma]]></category>
		<category><![CDATA[nerelerde kitap okunur]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon ve okuma]]></category>
		<category><![CDATA[yılda çok kita okumak için]]></category>
		<category><![CDATA[zevkten okuma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keremellek.com.tr/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Günlük okuma alışkanlığını nasıl kazanılır. Günlük ne kadar kitap okur ve kaç gün devamlı okunursa alışkanlığa dönüşebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlığı gören herkes bunu bilmeyecek ne var tabiî ki günlük en az 30 dakika diyecektir.<br />
Oysa gerçekten öylemi?<br />
Beklide doğrudur. Günlük 30 dakikadan az olmalı.<br />
Ancak etrafımıza baktığımızda günlük 30 dakika okuyan insan sayısı acaba ne kadardır.<br />
Elbette ki en az bu kadar okuyan insan sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Gerçekten okuması gereken herkes bu kadar okuyorlar mı?<br />
İnsanoğlu yaptığı her şeyi bir ihtiyaca binaen yapmaktadır.<br />
Bu ihtiyaç bazen mecburiyet olduğu gibi bazen zevkte olabilir.<br />
Okumakta böyledir. Ya ihtiyaçtan yada zevkten okunur.<br />
İhtiyaçtan okuma; ders için, ödev olduğu için, arkadaş grubunun mecburiyetinden,… olabilir.<br />
Her ne sebeple olursa olsun okumak önemlidir. Bunun alışkanlığa dönüşecek durumda olması daha güzeldir. Arkadaş grubunun mecburiyetinin okutması gibi.<br />
Üniversitede okuduğum yıllarda bir arkadaşla okumak üzere böyle bir anlaşma yapmıştık. Kitapçıdan birer kitap alacağız. Okuduktan sonra değiştireceğiz. Bu şekilde biraz kitap okumuştuk.<br />
En önemlisi okumanın kendimize bir mecburiyet olarak görmek ve günlük en az 30 dakika okuma mecburiyeti koymaktır.<br />
30 dakikada 20 sayfa kitap okunsa ortalama 2 haftada bir kitap eder ki buda ayda iki kitap eder. Basit bir hesapla yılda 12 kitap eder. Bu basit bir hesapla. Bir ay bu programı uygulayan bir kişi bir ayın sonunda 30 dakikadan daha fazla okumaya başlayacağı için yıllık en az 20-30 kitap okunduğu görülecektir.<br />
Yıllık 20-30 kitap okumayı hedefleyerek işe başlanırsa bıktırıcı olabilir. Bunun için hedef günlük en az 30 dakika okumayı sağlamak olmalı. Yani okumamız gereken 20-30 kitap yok, yapmamız gereken 30 dakika kitap okumak.<br />
Bu nasıl sağlanabilir. Özel bir zaman ayırmak gerekir mi?<br />
Elbette ki hayır. Özel zaman ayırmaya çalışırsak birkaç gün sonra bu projemiz akim kalır. Onun için günün boşluklarında okumamız yeterlidir. Otobüste, bir yerde sıra beklerken, …<br />
Eğer akşam televizyondan vakit ayırmayı beklerseniz bu proje özellikle akim kalır. Çünkü televizyonda mutlaka takip ettiğimiz bir dizi, hoşumuza giden bir program vardır. Kendimizi kitap okumakla televizyon seyretme arasında seçim yapmak zorunda bırakmayalım her zaman televizyon kazanır.<br />
Televizyon seyretmek ya da seyretmemek özel bir konu ona daha sonra değinebiriz. Ancak şimdi kitapla barışmaya çalışalım. Burada televizyonu kullanmayalım.<br />
Kitap okuyabilme işi bu ülke insanının büyük bir bölümünün hedeflerinden biridir. Ancak bu işi sanırım az bir kısım insanlar yapabiliyor.<br />
Sizlerin de okuyabilmesi, okuma işini alışkanlık haline getirebilmesi dileğiyle…<br />
Kerem Ellek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keremellek.com.tr/gunluk-ne-kadar-okumaliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SBS İÇİN MAYIS AYI NASIL DEĞERLENDİRİLİR</title>
		<link>http://www.keremellek.com.tr/sbs-icin-mayis-ayi-nasil-degerlendirilir/</link>
		<comments>http://www.keremellek.com.tr/sbs-icin-mayis-ayi-nasil-degerlendirilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 13:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitimler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[günlük kaç deneme çözmeli]]></category>
		<category><![CDATA[konu yekrarı ne zaman yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sbs'de son ay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keremellek.com.tr/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[Mayıs ayında bol soru çözülmeli, konu eksiğini gidermek için hangi yolu takip etmeliyiz. Soru eksiğini gidermek için her gün 3 deneme ve elimizdeki kitaplardan çözemediğimiz yerlerin 10 gün içinde çözülerek bitirilmesi gerekir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox" href="http://www.keremellek.com.tr/wp-content/uploads/resim3.bmp"><img class="alignleft size-full wp-image-80" title="resim" src="http://www.keremellek.com.tr/wp-content/uploads/resim3.bmp" alt="" /></a> SBS İçin Mayıs Ayı Değerlendirmesi<br />
 </p>
<p>SBS için son bir ayın içerisindeyiz.</p>
<p>Konular bitti bitecek. Artık geriye sadece tekrarlar kaldı.</p>
<p>Konu tekrarı nasıl yapılmalı. Son bir ay nasıl değerlendirilmeli?</p>
<p>Öğrenciler bu güne kadar konuları hemen hemen öğrendi sayılırlar. Konuların püf noktaları bile hemen hemen öğrenildi. Ancak deneme sınavlarda yanlışlar çıkıyor. Ne yapmamız gerekir ki bu yanlışlar çıkmasın.</p>
<p>Son bir ay içerisinde konu tekrarı yapılmalı belki ama, konu tekrarı sorular üzerinden olmalı. Soru üzerinden olursa hem soru eksiği hem de konu eksiği giderilir. Bunun için deneme yapılması gerekir.</p>
<p>Piyasada satılan denemelerden her gün en az 3 tane deneme çözülmesi gerekir. Bu denemeler gerçek sınavda olduğu gibi yapılmalı. Günün ilk denemesi saat 10.00’da yapılmalı. (Biyolojik saat için) Deneme sonunda değerlendirme yapıldığında yanlış yapılan sorular öğretmenlerden öğrenilebilir.</p>
<p>Diğer denemeyi saat 14.00’da bir sonraki denemeyi saat 19.00’da yapılabilir. Aralarda ise sene içerisinde alınan kitaplardaki sorular çözülerek kitaplar bitirilmiş olur ki, buda öğrencinin soru eksiğini gidermekte önemlidir.</p>
<p>Bu denemelerden çok yanlış çıkması önemli değil. Burada önemli olan bu yanlış soruları soru bazında değil konu bazında çözüme kavuşturmak gerekir.</p>
<p>Sorular çözülürken kolay veya zor diye kategorize edilmemeli hepsi yapılmalı. Yapılamayan sorular kesilerek branş öğretmenine çözdürülmeli.</p>
<p>Mayıs ayının başında ve sonunda yanlışlar artacaktır. Mayısın başında soru eksiğinden dolayı çok yanlış soru çıkarken mayısın sonunda beyin artık çözmekte zorlanacaktır. Bu sınavda olumsuz etki yapar mı? Diye bir soru aklınıza geliyorsa ki gelir. Bunun çözümü kendiliğinden gelecektir.</p>
<p>Beyin her gün aynı konularda çalıştığından dolayı yanlış yapması kolaylaşacaktır. Son 4 gün biraz daha az sor çözüleceğinden dinginleşecek ve kendine gelecektir. Ancak öğrenilenler unutulmayacağı için kalıcı olacaktır.</p>
<p>Sınava 4 gün kala günde 1 deneme yapılacak ve bu saat 10.00’da yapılacaktır. Diğer zamanlar bir şey yapılmayacak sadece dinlenilecektir. İşte bu zamanda beyin rahatlayacak ve son Cuma günü eğer müsaitse denemeyi sınava gireceğiniz okuldaki sınava gireceğiniz sırada yapın. Cuma günü tabii ki tam bir deneme çözmeyin. Ancak bir branştan 15-20 soruyu o sırada çözün. Bu size bir gün sonra gireceğiniz sınavda konsantrasyon kolaylığı sağlayacaktır.</p>
<p>Sınava girecek adaylara şimdiden başarılar dilerim.</p>
<p>Kerem ELLEK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keremellek.com.tr/sbs-icin-mayis-ayi-nasil-degerlendirilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşimiz, Dersimiz, Tatilimiz, …</title>
		<link>http://www.keremellek.com.tr/isimiz-dersimiz-tatilimiz-%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.keremellek.com.tr/isimiz-dersimiz-tatilimiz-%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 20:53:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma]]></category>
		<category><![CDATA[okuma alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keremellek.com.tr/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[Yaz ayları okumak için bir fırsattır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında kitap satışlarındaki düşüş gözle görülebilir durumda azalır. Azalmasında bir çok neden olmakla beraber en önemli faktör tatil anlayışındaki yanlış inanışlarımızdan kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Okul veya iş hayatında, yani çalışma dönemlerinde vaktimizin az olmasından ve başka işlerimizin önceliklerinden kaynaklanan okumayı erteleme alışkanlığı tatil döneminde de sürmektedir. Oysa çalışma dönemlerinde okumayı tatile ertelemiştik. Şimdi ise okumayı çalışma dönemine erteliyoruz.</p>
<p><strong>Çünkü biz okumayı sevmiyoruz.</strong> Günü birlik yaşamaya alışmış kişiler olarak o anın tadını çıkarmayı düşünüyoruz. Çalışmamanın tadı oysa çok acıdır. Bu acı sonradan ağzımızı yakacaktır. Yeri ve günü geldiğinde okumadığımıza çok yerinsek de, okumamamın acısını çekeriz. Ancak bu bize ders olmaz. Çünkü yine okumayız. Okumamak için ise çok bahanemiz vardır. İşimiz, dersimiz, tatilimiz, …</p>
<p>Okumayı sevmiyoruz; çünkü okuma alışkanlığı kazandırılmamış birisi olarak hayatımızı bir şekilde devam ettirebildiğimizi gördük ve bu mihval üzere gidebileceğimizi kabul ediyoruz. Durumumuzun daha iyi olmasının gerek olmadığını kendimize kabul ettiremesek de etrafımıza kabul ettirmiş durumdayız. Buda bizi vicdan rahatsızlığından bir nebze rahatlatır.</p>
<p>Okumayı sevmemekten</p>
<p>Okurken sıkılmaktan</p>
<p>Okuma alışkanlığı kazanamamaktan</p>
<p>Bu yaz okumama durumumuzu değiştirip okuyan hatta çok okuyan birisi olarak tatili ve yaz rehavatini atalım</p>
<p>Kerem ELLEK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keremellek.com.tr/isimiz-dersimiz-tatilimiz-%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SINAVA HAZIRLIK</title>
		<link>http://www.keremellek.com.tr/sinava-hazirlik/</link>
		<comments>http://www.keremellek.com.tr/sinava-hazirlik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 20:44:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ders çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[sbs]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keremellek.com.tr/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[Hergün 30 dk. kitap okunmalı, günlük mutlaka soru çözülmeli, mayıs ayında program yoğunlaştırılıp son hazırlık yapılmalı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar;<br />
Yeniden sizlerle birlikte olmak çok güzel…<br />
Uzun bir süredir işlerimin yoğunluğu ile yazı yazamıyordum. Yeniden yazmaya başlayabileceğimi sanıyorum.  İnşallah bir mâni çıkmazda devam ederim.<br />
Bu gün sizlerle paylaşmak istediğim konu SBS için son bir aya girerken öğrencilerin neler yapacağı ile ilgilidir.<br />
3-4 Mayıs tarihlerinde Güvender ve Özdebir sınavları var öncelikle bu sınavlara mutlaka girilmeli. Özellikle Güvender sınavı çok önemli olup eksikler kontrol edilmeli. Mayıs ayında ise günde en az bir defa olmak üzere deneme sınavı yapılmalı. Bunun için yayınevlerinden yararlanılabilir. Yeni denemeler buralardan temin edilebilir.<br />
Denemeler her gün saat 10.00’da çözülmeli. Bu bize biyolojik saatimizin alışmasını sağlar. Çünkü sınav saat 10.00’da.<br />
Denemelerde yanlış yapılan soruların konuları mutlaka hızlı bir şekilde gözden geçirilmeli. Bilemediğiniz yerlerde iyice öğrenilmeli.<br />
Mayıs ayında günde bir deneme olmak üzere 30 deneme yapıldığı ve her denemede eksik konular öğrenildiği için anlaşılamayan konular daha iyi öğrenilir.<br />
Günde mutlaka 30 dakika kitap okumalı. Bu bize sözel soruları daha iyi anlama ve daha hızlı çözmeyi getirir.<br />
Kitap okuma aynı zamanda sayısal soruları daha anlamayı çözüm için muhakemeyi arttırır.<br />
Deneme sınavlarında çıkan yanlışlar moralimizi bozmamalı. Aksine sevindirmeli. Neden mi? Çünkü bilmediğimiz bir konuyu anlamaya fırsat verdiğini düşünmeliyiz. Mayıs ayında yanlışın çıkıyor olması güzel asıl sınava biraz daha iyi hazırlanmamızı sağlar. Lütfen bu yanlışlar moralimizi bozmasın.<br />
Bir özel dersanenin öğrencileri ile hızlı okuma kursu yapıyorduk. Aylardan eylül. Derse başlayacağız ama sınıfa giren öğrencilerin morali çok bozuk. Hemen hemen hepsi üzgün bir şekilde oturuyor sıraya. Nedenini sorduğumda iki gün önce deneme sınavına girdiklerini sonucun çok kötü olduğunu bunun için morallerinin bozuk olduğunu söylediler.<br />
Bende bunun moral bozmak yerine sevinilecek bir sonuç olduğunu bu yanlışların şimdi çıkmasının güzel olduğunu sınava kadar 8 ay olduğunu bu zaman zarfında eksiklerinizi giderecek zamanlarını olduğunu bunun için eksikleri gidermek için fırsatı değerlendirmeleri gerektiğini anlattığımda sevindiler ve yanlışları çıktığı için mutlu oldular.<br />
Yanlışlarınızın deneme sınavlarında çıkıyor olması çok güzel. Ya gerçek sınavda çıksa ne olurdu değil mi?<br />
Denemelerin sonucunu sizde böyle düşünerek eksiklerinizi tamamlamaya bakarsanız gerçek sınavda yanılışınız ya az çıkar ya da hiç çıkmaz. Sanırım buda sizleri sevindirir.<br />
Sınav hazırlıklarınızda başarılar dilerim.</p>
<p>Kerem ELLEK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keremellek.com.tr/sinava-hazirlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okumak Gelişmektir</title>
		<link>http://www.keremellek.com.tr/okumak-gelismektir/</link>
		<comments>http://www.keremellek.com.tr/okumak-gelismektir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 May 2010 08:45:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kerem ellek okumak gelişmektir]]></category>
		<category><![CDATA[okumak]]></category>
		<category><![CDATA[okumak güzeldir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azerihost.net/keremellek/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[Kitap okuma alışkanlığı, insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak süregelmiştir. Tarihte büyük işler yapmış, milletlere yön vermiş kişilerin çok kitap okuduklarını ve büyüklüklerini bir yerde kitap okumaya borçlu olduklarını görüyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kitap okuma alışkanlığı, insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak süregelmiştir. Tarihte büyük işler yapmış, milletlere yön vermiş kişilerin çok kitap okuduklarını ve büyüklüklerini bir yerde kitap okumaya borçlu olduklarını görüyoruz.</p>
<p>Kitap bilginin ve tecrübenin toplandığı, insanların gelişmelerinin ve yeniliklerinin biriktirildiği bir kilitsiz kumbaradır. Bu kumbaradan istifade etmemiz için açıp içindeki bilgileri kullanmamız gerekmektedir.</p>
<p>Tarihte büyük işler başarmış insanlar işte bu kumbaradan çok iyi istifade etmiş. İçindeki bilgileri çok iyi kullanmış ve geliştirmişlerdir.</p>
<p>Medeniyetlerin kurulmasında ve büyümesinde en önemli şey bilgidir, kitaptır. Yani kitaba verilen değerdir. Bir ülkenin insanları ne kadar çok kitap okuyorsa medeniyete katkıları ve gelişmişlik düzeyleri de ona göredir.</p>
<p>Osmanlının büyümesinde Osman bey ne kadar önemli ise Edebali’de o kadar önemlidir.</p>
<p>Selçuklunun kurulmasında Alparslan ne kadar önemli ise Nizamül Mülk de o kadar önemlidir.</p>
<p>Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi sadece bir gencin macerası sonucu olmamıştır. O aynı zamanda sabahlara kadar kitap okuyor ve gündüzleri de bir o kadar kitap okuyordu.</p>
<p>Yavuz Sultan Selim’i yavuz yapan sadece cesareti değil, onun kitaplarla olan diyalogunun da çok iyi olmasında aranmalıdır.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk siyasi ve askeri dehasını harp meydanlarında dahi kitap okuyacak kadar kitap sevgisine borçludur. Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devleti kurmak ve dünya devletlerinin gözü önünde böylesine büyük savaşları vererek kazanmak çokta kolay bir şey değildir.</p>
<p>Almanya gibi Japonya gibi devletlerin ikinci dünya savaşında yerle bir olduğunu ancak günümüzde ekonomik ve sosyal yönden bizden daha iyi durumda olmasının açıklanabilir bir tek özellikleri vardır. O da çok iyi bir kitap okuru olmalarıdır. Japonya’da ayakta kitap okumanın bile bir adı vardır ve bu sözlüğe geçmiştir. “taşiyomi” diye.</p>
<p>40 ülke arasında yapılan bir araştırmada ülke insanların günlük okuma oranlarını araştırmışlar. Sonuç bizim açımızdan çok kötüdür. Araştırmaya göre Almanya 24 dakika ile birinci gelirken aynı sıralamada Türkiye’deki oranın 12 saniye olduğu görülmüştür. Hatta Almanya’da kişi başı günlük okuma süresi 18 dakikaya düştüğünde Alman Devleti okuma seferberliği ilan etmiştir.</p>
<p>Adını duyduğumuz, hayran hayran biyografilerini okuduğumuz ilim adamlarının da çok okuyan insanların kitaplardan örülü dünyalarını görüyoruz.</p>
<p>Yemek davetini dahi kitap okumama engel olur diye kabul etmek istemeyen, ancak yemek sofrasının kenarına rahle konulması ve kitap okumasına karışılmaması durumunda gelebileceğini ifade eden ilim adamlarının kitaba olan bağlılığını okuduğumuzda bizim ne kadar az okuduğumuzu ve kitaptan ne kadar ayrı yaşayan bir millet olduğumuzu görünce insanın üzülmemesi elde değil.</p>
<p>Gerçek şudur ki, millet olarak gerçekten bir şeyler yapmak ve devletimizi daha ileriye götürmek, birey olarak daha iyi bir ortamda yaşamak istiyorsak kitaplarla dostluğumuzu geliştirerek sımsıkı bir bağ kurmamız gerekmektedir.</p>
<p>Kerem ELLEK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keremellek.com.tr/okumak-gelismektir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

